Evcil hayvan seçimi çoğu zaman "hangi tür bana uygun?" sorusuyla başlar; oysa kararın en kısıtlayıcı değişkeni genellikle bütçe ya da metrekare değil, mevzuattır. Bir türü beslemek yasal olarak mümkün değilse, o türün karakteri, bakım maliyeti veya ömrü hakkındaki karşılaştırmalar pratikte geçersiz kalır. Bu yüzden Türkiye evcil hayvan yasalarını, tür karşılaştırmasının ilk filtresi olarak okumak daha verimlidir: önce hukuken elenen seçenekleri çıkarın, kalan kümede karakter, alerji ve maliyet analizine geçin.
Çerçeveyi belirleyen temel metin 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve buna bağlı yönetmeliklerdir. 2021'de 7332 sayılı kanunla yapılan değişiklik, hayvanları "mal" muamelesinden çıkarıp "canlı" statüsüne taşımış, ağır eziyet ve öldürme fiillerini hapis cezası gerektiren suçlar arasına almış, kabahat niteliğindeki ihlallerin idari para cezalarını da belirgin biçimde yükseltmiştir. Bunun yanına Kara Avcılığı Kanunu (yabani türler), kuduz mücadelesine ilişkin düzenlemeler, CITES uygulamaları ve Türk Borçlar Kanunu'nun hayvan bulunduranın sorumluluğuna dair hükümleri eklenir.
Ayrım, "evcil hayvan" ile "yabani hayvan" arasındaki hukuki sınırdan geçer. Kedi, köpek, muhabbet kuşu, kanarya, hamster, tavşan, akvaryum balıkları gibi ev ve süs hayvanı kategorisindeki türler kural olarak serbesttir; sınırlama kayıt, aşı ve barınma koşullarında ortaya çıkar. Yabani türlerde ise durum tersidir: kural yasak, istisna izindir.
Bu kümede karar tamamen sizin yaşam koşullarınıza kalır. Küçük dairelerde kemirgenler ve kuşlar, yoğun çalışma düzeninde kedi ya da balık, alerjik bünyelerde tüy dökümü düşük seçenekler öne çıkar. Yasal yükümlülük ağırlığı açısından ise kedi ve köpek, kuş ve balıklara kıyasla belirgin biçimde daha "prosedürlü" hayvanlardır.
Doğadan toplanan yerli yabani türlerin (kara kaplumbağası, saka, ispinoz gibi yerli kuşlar, yılan ve kertenkele türleri) evde beslenmesi yasaktır; bu fiil hem hayvan koruma hem av mevzuatı kapsamında yaptırıma bağlıdır. İthal egzotik türlerde CITES bel